İktidardaki TDP’den Muhalefetteki THP’ye Sorular

2008 yılından itibaren Vmro-Dpmne koalisyonunda yer alan iktidardaki Türk Demokratik Partisi, yayınladığı bildiriyle muhalefet cephesinde yer alan Türk Hareket Partisi’ne sorular sordu.

TDP’nin basın bildirisini olduğu gibi yayınlıyoruz:

Ülkemizde son üç yıldır süregelen siyasi krizin aşılması amacı ile gerçekleştirilen 11 Aralık 2016 parlamento seçimlerinden sonra, hükümetin kurulması sürecinde daha da gerginleşen ve çıkmaza doğru sürüklenen krizin, halkımızın refahını olumsuz yönde etkilediği aşikardır. NATO ve Avrupa Birliği üyesi olmayı hedefleyen bir ülkenin yıllardır siyasi krizlerle boğuşması ve çözüm üretmek yerine, krizleri daha da derinleştirmesi, umutsuzluk ve hayal kırıklıklarının giderek büyümesine neden olmuştur.
Türk Demokratik Partisi olarak kuruluşumuzdan bugüne kadar, ülkemizin birlik ve bütünlüğünün korunması yönünde çaba sarfetmiş, din, dil, kültür, ırk ve etnik köken ayırımı yapmadan ülke vatandaşlarının eşitliğini savunmuş, ayırımcılığın her türlüsüne karşı tavır koymuş, halkımızın refah seviyesinin yükseltilmesi ve milletimizin her alanda temsil edilebilmesi konusunda üzerimize düşen görevleri layıkı ile yerine getirebilme amacında olduk.
Bu doğrultuda içinde bulunduğumuz siyasi krizin atlatılması ve ülkemizin geleceğinin tehlikeye atılmaması konusunda her kesimin daha yapıcı, sorumlu ve çözümcül davranmasını arzu etmekteyiz.

Saygıdeğer vatandaşlarımız,

Bizler Makedonya siyasi sahnesinde bugüne kadar böyle bir çizgide yol alırken, ister istemez değişik kesimlerden eleştiriler aldık. Ancak kendi soydaş partimiz olan THP yöneticileri ve üyeleri tarafından hakkımızda asılsız haberler üretenlere, bugünlerde süregelen bu siyasi krizde birilerine iyi görünmek anlamında bizleri hedef olarak gösterenlere, ispatlanmamış ithamlarda bulunanlara, hakarete varacak kadar ölçüsüz eleştirenlere ve bir Türk’e yakışmayacak biçimde dil kullananlara olabildiğince cevap vermemeye ve halkımızın bize yüklemiş olduğu sorumluluğu yerine getirmeye çalıştık.
İster merkezi, ister yerel çapta halkımıza hizmet etme çabası ve sevdasında olduk. Soydaşlarımız arasında bölünmeye yol açmaması ve yeni krizlerin oluşmasına imkan vermemek için parti olarak, çamur at izi kalsın politikasını kendine ilke edinenlere karşı her zaman temkinli davrandık. Ancak ne yazıktır ki, ülkemizin içinde bulunduğu siyasi krizi fırsat bilip, sunni gündemler oluşturma çabaları ile muhalefette olmayı sorumsuzluk zanneden zihniyet, aslı astarı olmayan iftira ve yalanlarına devam etmektedir.
Demokrasinin temel prensiplerini kendine ilke edinen ve yönetimini bu ilkeler çerçevesinde sürdüren partimiz, ne hikmettir ki her daim THP yöneticileri tarafından diktatörlükle yönetilen bir parti olarak suçlandı. Gerek eski Genel Başkanımız, gerekse mevcut Genel Başkanımız ve yöneticilerimiz için etmedikleri hakareti bırakmamalarına rağmen kendilerine soruyoruz.

• 25 yıllık siyasi hayatında 9 Kurultay yapmış, 4 Genel Başkan seçmiş ve 50 Şube teşkilatı ile ülkenin her tarafına yayılmış Türk Demokratik Partisi mi diktatörlükle yönetilen, yoksa 19 yıllık varlığında sadece 2 Kurultay gerçekleştirebilen ve soydaşlarımızın yaşadığı tüm bölgelerde teşkilatlanmasını gerçekleştiremeyen THP mi?

• Belli kapılar ve güçler ardına gizlenerek, geleceğe dair hiçbir plan ve programı olmayan THP yönetiminin iktidar ortağı olması durumunda halkımıza, soydaşlarımıza yönelik projeleri nelerdir?

• Halkımızın ve soydaşlarımızın yaşam seviyelerinin yükseltilmesi, temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlanmaması konusunda belirledikleri stratejiler nelerdir?

• Her seçim öncesinde meydanlarda atıp tutarken, bugün ülke gündemini meşgul eden konular hakkında neden suskunluğa bürünmüşlerdir?

• Konuşma ve açıklamalarında seçtikleri üslup ile soydaşlarımız arasında kin ve nefret tohumları ekmeye çalışan THP yönetimi, bugün herkes birşey isterken, soydaşlarımız için neden hiçbir talepte bulunmamaktadır?

• Son 8 yıllık dönemde Türk Demokratik Partisinin soydaşlarımıza sağlamış olduğu istihdam, THP’nin hükümet olması durumunda devam edecek midir? Eğer devam edecek ise bu konuda yaptıkları anlaşmanın içeriği nedir?

• Makedonya Türk’lerinin tek resmi bayramı olan 21 Aralık Türkçe Eğitim Bayramı kutlamalarına THP yönetimi bugüne kadar neden icabet etmemiştir?

• TDP olarak, ülkemizin birçok beldesinde yerel çapta Türkçe’nin resmi dil olmasını sağlarken, THP bu konuda hangi faaliyetlerde bulunmuştur?

• Kendilerini sürekli halkla iç içe olan bir parti tanımlamalarına rağmen ülke genelinde neden bir tek THP Belediye Meclis üyesi bile yoktur?

• Makedon ve Arnavut kökenli vatandaşların arkasına sığınarak siyaset yapmaya çalışan THP kendi soydaşının hakkını aramayı ve savunmayı neden göze alamaz?

• THP Yönetiminin Makedonya’nın tek seçim birimi olması konusundaki görüşleri nelerdir? Böyle bir girişim olması durumunda destekleri olacak mıdır?

Kıymetli soydaşlarımız,

Yukarıda dile getirdiğimiz soruları çoğaltmak mümkün olmakla beraber bugünün şartlarında ortamın daha fazla gerilmemesi adına burada nokta koymayı uygun görmekteyiz. Siyasetin olağan akışı içerisinde bazen iktidar ortağı bazen de muhalefet ortağı olmak olağan bir durumdur. Önemli olan hangi makam ve mevkide olursak olalım halkımıza hizmet yegane amacımız olsun. Asırlarca İmparatorluklar ve devletler yönetmiş bir soyun genlerini taşıdığımızı unutmadan, kimseyi kırmadan, dökmeden, hakaret etmeden, ötekileştirmeden aynı amaç uğrunda, farklı yollardan da olsa gidebilmeyi başarmalıyız. Söz konusu soydaşımızın geleceği ise siyasi partileri ile, sivil toplum teşkilatları ile, sanatçıları, bilim adamları ve toplumun tüm katmanları ile işbirliği yapabilmeyi, kenetlenebilmeyi ve bir bütün olmayı başarmak zorundayız.

Saygılarımızla,

Türk Demokratik Partisi