TBMM Başkanı Şentop: “Atalarımızdan miras kalan dostluğu korumalıyız”

TBMM Başkanı Şentop, 21 Aralık kutlama töreninde yaptığı konuşmada, Türkçe’nin Adriyatik’ten Çin’e uzanan geniş coğrafyada yüz milyonlarca soydaşın ortak dili olarak gönüllerini birbirine bağlamaya devam ettiğini belirtti. Şentop, “Türk dilini binlerce yıl Asya’dan Avrupa’ya akan gürül gürül çağlayan bir ırmağa benzetmek hiç de abartı sayılmaz. 1944’te Üsküp Sultan Murad Camisi avlusunda Tefeyyüz mektepleriyle başlayan Türkçe ana dilde eğitim bugün de aynı ruhla ve katkılarınızla ilim ve irfan yaymaya devam etmektedir.” diye konuştu.

Bir milletin aklından geçen sözün, gönlünden geçen kelamın lisanla vücut bulduğunu dile getiren Şentop, gönülden gönüle, zihinden zihine, geçmişten geleceğe köprülerle kurulduğunu vurguladı.

Kendi medeniyetini diğer medeniyetlerden ayıran unsurların başında gönlün geldiğini kaydeden Şentop, “Biyolojik olarak doğmakla değil, gönül sahibi olmakla insan olunur. Bizim medeniyetimiz de karşılaştığı tüm toplumları gönül mayasıyla mayalamış, dönüşürken gelişmiş, zenginleşmiş, dönüştürmüş, geliştirmiş ve zenginleştirmiştir.” dedi.

Türk toplumu ve Türkçenin bu topraklardaki varlığının Osmanlı’nın çok öncesine gittiğini belirten Şentop, Balkanların, dolayısıyla Kuzey Makedonya’nın Türklerle tanışmasının milattan sonra 4. yüzyıla kadar gittiğini, 13. yüzyılın sonlarından itibaren ise Selçuklu ve Osmanlıların bu toprakları vatan tuttuklarını ifade etti.

Türklerin, Balkanlar ve Kuzey Makedonya’nın yerli halklarından olduğunun altını çizen Şentop, “Türkçe bu coğrafyayı, kültürü inşa eden dillerden biridir. Bu toprakların ortak dili, Lingua Francası olan yüzyıllarca barış ve huzurun korunmasında aracı olan bir dildir.” ifadelerini kullandı.

Osmanlı Türkçesinde dilin hem lisan hem de gönül demek olduğunu aktaran Şentop, kendileri için dil coğrafyasının gönül coğrafyası olduğunu söyledi.

Üç gün önce Bakü’de Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi toplantısına katıldığına ve bugün de Türkçe Eğitim Gününü kutladıklarına işaret eden Şentop, şöyle devam etti:

“Bu iki toplantının üst üste gelmesi çok anlamlıdır. Bakü’den, Hazar kıyısından, Orta Asya’dan Adriyatik kıyılarına kadar Türk dili konuşulan bir gönül coğrafyasından dostlarımızla buluştuk. Devletlerimiz ayrı olsa da dilimiz ve gönlümüzün bir olduğunu gördük, müşahede ettik.”

“Atalarımızdan miras kalan dostluğu korumalıyız”