Hükümeti Kurma Yetkisi Zaev’e Verilmeli!

Ufuk Derneği eski başkanlarından, siyaset bilimi uzmanı İlhan Rahman Nikola Gruevski’nin hükümeti kuramaması ve sonraki süreçi www.habermakedonya.net’e değerlendirdi.

Gruevski’nin hükümeti kuramamasından sonra, Cumhurbaşkanı İvanov hükümeti kurma yetkisini kime vermeli?

Cumhurbaşkanı İvanov’un en başta Nikola Gruevski’ye hükümeti kurma yetkisi vererek bir hata yaptığı düşüncensindeyim. Anayasaya göre seçimlerde en fazla oy alan, ya da en fazla milletvekili kazanan parti veya koalisyona değil, mecliste çoğunluğu kurabilecek parti veya koalisyona bu yetki verilmeli diye geçiyor. İvanov zaten şaibeli seçilmiş ve görev süresince oturduğu koltuğun hakkını verememiş bir şahıs, tartışmalı kararlar vermesi ve yandaş davranışlar sergilemesine çoktan alıştık. Her nasılsa İvanov’un Gruevski’ye hükümeti kurma yetkisini  yasal süre olan 10 günün sonunda vermesi, Gruevski’nin hükümet kurma süresini yine yasal süre olan 20 gün değerlendirememesi işin içinde bir aksaklık, bir sorun olduğunu gösteriyor. Halkın ve ülkenin istikbali şahsı çıkar ve emeller için asla kullanılmamalı, vatandaşların çalınan 30 gününün hesabını kim verecek merak ediyorum. Gruevski’nin hükümeti kuramayacağı görünen köy gibi klavuz istemeyen bir gerçekti.
Şimdi bu durum resmileştikten sonra İvanov vakit kaybetmeden bir karar vermek zorundadır. Makedonya Anayasası bu durum için net bir açıklama ve madde içermemekte. Anayasa hukukçuları, siyasiler, uzmanlar farklı görüşler belirtiyorlar. Benim samimi düşüncem İvanov’un hükümeti kurma yetkisini seçimde ikinci en fazla milletvekili çıkaran Makedonya Sosyal Demokratlar Birliği öncülüğündeki koalisyonun lideri Zoran Zaev’e vermesidir. En fazla milletvekili çıkaran parti hükümeti kuramadı, şimdi bu fırsat ikinci sıradaki parti ve koalisyona verilmelidir diye düşünüyorum. Dünyada kabul gören demokrasi anlayışı ve ruhu bunu gerektirir. SDSM ve koalisyonu reel olarak hükümeti kurabilecek pozisyondadır, en azından Vmro-Dpmne’den meclisteki konumu itibari ile pek de aşağı kalır bir yanı yoktur. Meclisin şimdiki dağılımında kilit rolde olan Arnavut siyasi partileri zaten Vmro-Dpmne ile koalisyon kurmaktan yana bir tavir sergilemediler. SDSM ve koalisyonu ile bu fırsatın yakalanabileceği ve en azından ülkenin 5 yıldır içinde bulunduğu siyasi krizi atlatabilecek ve AB reformlarını hayata geçirecek istikrarlı bir hükümetin kurulabilmesinin zaruri olduğu fikrindeyim.

11 Aralık seçimlerinden çıkan sonuç ile oluşan meclis dağılımının kritik olduğu, hükümetin kurulamayacağı ve bu durumun yeni bir seçim ile çözülebileceği söylentileri son günlerde daha fazla duyuluyor, sizce olası Erken Parlamento Seçimleri neleri değiştirir?

 11 Aralık seçimlerinin sonuçları Makedonya’nın tarihinde ilk kez rastlanan bir sonuç, ilk iki siyasi koalisyon arasındaki fark sadece 2 milletvekili. Oluşan meclis aritmetiği ilk olarak bir meclis çoğunluğunun sağlanmasının sıkıntılı olduğu hissini doğurabilir ama asla istikrarlı bir çoğunluk çıkarılamaz anlamına da gelmez. Bu sayısal dağılım ile meclisin normal çalışabileceği, hem istikrarlı ve sağlam bir çoğunluğun hem de güçlü bir muhalefetin çıkabileceği düşüncesindeyim.
Diğer yandan olası yeni bir parlamento seçimlerinin pek bir şeyi değiştirmeyeceğini kanatindeyim. Hatta ve hatta yeniden seçim istediğini söyleyen Vmro-Dpmne ve 8 yıldır ortaklık içinde olduğu DUİ’nin yeni olası seçimde kayıplar yaşayabileceklerini düşünüyorum. 11 Aralık seçimlerinde belli başlı kusurlar ve ihlaller olmasına rağmen genel olarak demokratik bir havada geçmiş olması, ki seçimlere katılan siyasi partiler ve seçimleri gözlemleyen uluslararası kuruluşlar bunu diyor, halkın iradesinin genel anlamda sandığa yansıdığı anlamını taşıyor. Demokrasinin zenginliği ve anlamı da budur. Halkın iradesinin sandığa yansımış olması buna karşın yeni seçim isteği ve söylentileri, herşeyin başında halka karşı bir saygısızlık ve hakarettir diye düşünüyorum. Zaten siyasi krizden çıkış için garantör olan başta Avrupa Birliği tarafından yapılan açıklamaları doğru okumalıyız. Makedonya’nın uluslararası alandaki dostları seçimden söz etmemekte tam aksine reformları hayata geçirecek, ülkeyi normalleştirecek istikrarlı bir hükümetin kurulması beklentisi içinde olduklarını söylüyorlar. Bir siyasi kanat seçimde istediği neticeyi alamamış olabilir, hükümeti kurmayı başaramamış da olabilir, bunlar siyasetin doğasında ve demokrasinin ruhunda olan şeyler. Şimdi bir tarafın tatmin olmaması sebebiyle yeniden seçime gidilmesi zaten var olan siyasi krizin daha da derinleşmesine sebebiyet verebilir. Bazı ülkelerde benzeri durumlarda yeniden seçim olmuş olabilir, fakat o ülkelerin bir kısmında sorunun çözülmediği durumun daha da kötüleştiği gerçeği de vardır. Bu yeniden seçim muhabbetinde benim için anlaması güç bir durum da Vmro-Dpmne’nin koalisyon ortağı olan Türk siyasi partilerinin tutumu. Vmro-Dpmne yeniden seçim derken , ortakları olan Türk siyasi partileri ne diyorlar merak ediyorum. Onlar için son dönemde moda olan ‘’demokrasi’’, ‘’halkın iradesi’’, ‘’milli irade’’ sözlerini sadece yaltaklanmak için mi kullanıyorlar anlayalım.
Toparlayacak olursak şahsen Makedonya’nın orta vadede yeni bir erken parlamento seçimine gitmesinin her açıdan iyi olmadığıni düşünüyorum. Seçim yerine ülkenin istikrarlı, başta reformsal ve ekonomik kalkınma odaklı yeni bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğu kanaatindeyim.