Zulümden Demokrasi Dersleri Çıkarmalıyız

Makedonya’da değişim neredeyse hayatın her alanında hissedilmeye başladı. İnsanların umutları, gelecekten beklentileri, neşesi yavaş da olsa yeni hükümet sayesinde geri dönmeye başladı. Zülümden kurtulduğumuzu daha iyi kavramak ve özgürlüğü tam olarak hissedebilmek için biraz daha zamana ihtiyacımız olacak gibi. Sadece iktidar SDSM ve koalisyonda olan parti üyelerinde değil, muhalefette olan Vmro-Dpmne üyelerinin de değişimden gayet memnun oldukları görünüyor.  Eski iktidar yandaşlarının küçük bir kısmı değişimden memnuniyetlerini küçük ortamlarda az kişinin olduğu yerlerde dile getiriyorlar. Evet Makedonya’ya değişim gerekliydi… Ancak eskiyi eleştirmelerini şimdi doğru ve samimi bulmuyorum. Özgür Makedonya’da değil, Vmro-Dpmne iktidarında esir aldığı Makedonya’da olup bitene kötü gidişata eleştiriler yapmalıydılar. İşte o zaman diktaya karşı kendini siper edip cesurca mücadele edenlerin işini kolaylaştıracaklardı. Çünkü toplum olarak en büyük darbeyi önceki iktidarın döneminde aldık. Cesaretleri olsaydı insanlık-toplum kazanacaktı.  Muhalefet cephesindeki siyasi partiler ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu yerini aldı. Kendi şahsi çıkarlarını unutup kendisinin ve ailesinin hayatlarını riske atanlar ülkemiz ve geleceğimiz için bu büyük mücadeleyi kazandılar.

Önceki iktidarın her anlamda tükettiği ülke kaynakları, çökettiği kurumların toparlanması hepimizin sırtına ve boynuna ağır yük olarak kaldı. Bataklığın içinde mevcut durumdan çıkış arayıp çırpınanlarında, iktidarın sağladığı imtiyazları kullanıp yıllardır pişkin oturanların da. Ülkemizde sağlık sistemi çökerken, hasta çocuklar, kronik hastalar için tedavi masrafından kaçınılırken arka planda eski iktidarın siyasi kadrolarının ve destekçilerinin devlet kaynaklarını savurduklarını öğrenmek vatandaş olarak beni derinden üzmüştür. Devlet kaynakları pahalı gezilere, otellerde konaklamaya, pahalı yiyecek ve içecekler savrulmuştur. Söz konusu dudak uçurtan rakamlar hele Makedonya gibi Avrupa’nın en fakir ülkesinde bir müdürün yıllık 500 bin avroluk restoranlarda fatura yapması, bunu bütün vatandaşlara maal etmesi eski iktidar sahiplerinin etik değerlerden yoksun gelişmemiş boş kişiler olduklarını göstermektedir.

Ülkenin boğulduğu borç batağından ve borçlanmayı normal gösteren önceki iktidar şüphesiz geleceğimizi de olumsuz etkileyecek. Devletin nekadar borcu olduğunu kimse bilmiyor. Yeni Maliye Bakanından ve ekibinden durumu araştırmaları ve tespit etmeleri bekliyor. Ne kadar vahim bir tablo değil mi? Milyarlarca avro borcumuz olduğu söyleniyor, artı bir milyar avro gizli borç olduğu ortaya çıkarıldı, tabi şimdiye kadar. En zor yıllarımız Maliye Bakanının açıklamalarına göre 2020 ve 2021 olacak, o yıllarda fakirleşen ülke ve vatandaşlar bir milyar avro ödemek zorunda kalacaklar. Yeni hükümet borçlanma politikasını değiştireceğini duyuruyor ve ihtyaç olmadıkça borç almayacağını açıkladı. Borçlanma ülkenin altyapısını iyileştirmek ve yaşam satandardını yükseltmek için olmalı, iktidarın populist politikalarını ve lüks harcamaları için yapılmamalı…

Vmro iktidarın koalisyon partneri Türk partisi farklı olamayıp, adeta kopya çekip  koalisyonda olduğu Makedon Vmro-Dpmne ne yaptıysa aynısını yaptı. Bunlar arasında kendi soydaşına devlet kurumlarında baskı uygulattı, polis, orman polisi, vatandaşı bir şekilde cezalandırabilecek bütün kurum ve kuruluşlar üzerinden saltanata uymayan soydaşlarına yaptırım uygulattı. Görevden aldı, tehdit etti, hesaplaştı, korkarım daha duymadığımız çok şey var… bir Türk partisi yönetici ve üyelerine bunlar yakışır mı sormayacağım. Çünkü ,,İnsanoğlu çiğ süt emmiştir’’ demiş atalarımız, içlerinde öyle kişiler var ki aldıkları makamlar, meclis üyeliği, devlet memurluğu için karşısındakini soydaşı bile olsa ,,ezip geçtiler’’. Partinin kuruluş felsefesinden tamamen saptığını, eski iktidarın maşasına dönüştüğü kanısındayım. Devlete ve vatandaşlara yönelik her hangi bir yasa dışı eylemde bulunanlar varsa ülkenin kurumları hak ve hukuk çerçevesinde gereğini yapmaları gerekiyor. Ülkemizin siyaseti bu tür kişilerden bir an önce arındırılmalıdır, bir daha aynı kişilere kesinlikle siyaset yapma hakkı verilmemelidir. Onları desteklemek Makedonya Türklerini tekrar onlara mecbur bırakmak, Türk toplumuna onarılması zor ek zararlar verecektir. Türk toplumu zorbalıklarını baskıların hepsinin en ağır olanlarını gördü, çünkü yıllardır çözülmeyen sorunları ve uğradığı haksızlıklar yüzünden yenik düşmüştü. Türkçe eğitimde bir hakça temsil sağlanamadı. Önceki iktidarın Eğitim Bakanı Türkçe eğitim için ,,gerekli ders kitapları tercüme edilemedi çünkü tercümanlar Türk dizilerini tercüme etmekten zaman bulamıyor’’ sözlerini de her seferinde hatırlatmaya devam edeceğim. Ve Türkleri hükümette temsil edenlerin sessizliği asla unutulmamalıdır… Toplumsal hayatımızdaki çöküş için sorumluluk üstlenmelerini bekliyorum.

Zoran Zaev önderliğindeki yeni hükümet pozitif bir havada, genç kadrolar ile yola çıktı. Önümüzde zor bir süreç var, ona ragmen açıklamalarından geleceğe pozitif baktıklarını yansıtıyorlar. Makedonya vatandaşları,  çok çalışmaya, çok öğrenmeye, büyük fedakarlıklar yapmaya hazır olsunlar. Yeni SDSM ve koalisyon partnerlerinin oluşturduğu iktidar, önceki iktidarın tek millet tek din yerine tüm etnik ve dini toplulukları bir araya toplamayı başardı, el ele verip önceki iktidarın sorumsuz yöneticileri ve çıkarcı yandaşların ülkemizi soktukları çıkmazdan doğru yola çıkartmak için mücadele ediyor. NATO ve AB’den olumlu sinyaller geliyor, 11 yılımızı boşa kaybettik. Kaybedecek daha 11 günümüz bile yok. Bölgede en düşük maaşlar Makedonya’da, eğitim kalitemiz en düşük, altyapıda en kötüyüz, dış yatırımlarda en gerideyiz, türizim bitti, tarım arazileri boş kaldı, sağlık sistemi çöküyor, tiyatro binalarını inşa edemedik, polis vatandaşın güvenliğini sağlamak yerine iktidarı korumayi görev edinmişti… Bölge ve dünyaya ayak uydurup ülkemizi  geliştirmeliyiz. Demokrasi ilkeleri ve insan haklarına saygılı iktidarları destekleyelim. Önceki iktidar gibi etnik ve dini bazda ayrımcılık yapan ötekeleştiren şahsi çıkarları toplumsal çıkarlar üzerinde tutan iktidarlara karşı dik duralım mücadele edelim ve halkın çıkarı için çalışmayan iktidarları değiştirelim. Demokratik yöntemler ile sorunları gündeme taşımaktan çekinmeyelim, ancak o şekilde sorunlar çözüme kavuşur. İnanıyorum ki yeni iktidar her vatandaşı dinlemeye hazırdır… Önceki iktidar bir ülke nasıl kötü yönetilir, nasıl talan edilir gösterdi, biz gelecekte gittikleri yönden tam ters yöne gitmeliyiz. Makedonya için herşey yeni başlıyor…