Zaev: Makedonya Ortak Topluma Sahip Bir Ülke Olacaktır, Hükümeti Biz Kuracağız

Makedonya Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM) lideri Zoran Zaev’dün gece ulusal yayın yapan 24Televizyonu’na konuk oldu. Açık oturum şeklinde gerçekleşen programda Zaev, siyasi arenada yaşanan son gelişmeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Zaev’in açıklamalarının satır başları şöyle:

– AB dış ilişkiler ve güvenlik yüksek temsilcisi Federica Mogherini ile görüşmemiz son derece olumlu geçti. Kendileri Makedonya’nın samimi bir dostu olduklarını gösterdiler.

– Cumhurbaşkanı İvanov, Anayasayı hiçe sayarak hükümeti kurma yetkisini 67 milletvekilinden desteği almama rağmen bana vermeme kararını gözden geçirmeli ve bu hatalı kararını düzeltmelidir.

– Halkı yanlış bilgilendirme ve manipülasyonla, sahte ve yersiz milliyetçilik söylemleriyle sokağa dökmek isteyenlerin derdi işledikleri suçları örtmek ve hukuki sorumluluktan kaçmaktır. Herkes yaptıklarının hesabını vermek zorundadır.

– Bizler yaşanan bu süreçte son derece dikkatlı hareket ettil, vatandaşların ve ülkenin iyiliği için böyle davranmak zorundaydık. Geldiğimiz noktada 67 milletvekilinin imzasını elimizde bulunduruyoruz. Bu 700 bin vatandaşın oyları ile ortaya çıkmış bir iradenin eseridir.

– DUİ lideri Ahmeti ile görüşmelerimizin %80’lik bölümü ülkeden çalınan paranın geri getirilmesi, ekonomik refahın sağlanması, oralama maaşın 30 bin denar olması gibi konulardır.

– Makedonya ortak bir toplum olma yolunda ilerliyor. Hiçkimse yolsuzluğa bulaşanların yalanlarına alet olmasın. Bü ülkede yaşayan Makedonlar, Arnavutlar, Türkler, Romlar ve hepsi ortak bir toplumun parçasıdırlar.

– Ben Makedonya’daki tek Makedon olup da sayısı küçük etnik toplulukların hakları için konuşan siyasetçiyim. Arnavutların, Türklerin, Romların ve diğerlerinin hakları için konuştuğum için ben ülkedeki en rahat siyasetçiyim.

– Ben Ustrumca’da doğan bir Makedon olarak, ülkenin başka bir bölgesinde %20’den fazla olan bir topluluğun kendi dilini konuşmasından hiçbirşey kaybetmiyorum. Bir Arnavutun kendi dilini, Türkün veya başkasının kendi dilini konuşması bize hiçbirşey kaybetirmez, aksine daha iyi anlaşmamıza yakınlaşmamıza vesile olur.