TÜRKÇE EĞİTİMDE DURUM VAHİM – Dr. Elvin Hasan

            Sevgili okuyucularımız bir süre Ufuk dergisini yayınlayamadık, durum böyle olsa bile bu zaman dilimi içerisinde Makedonya Türklerini ilgilendiren önemli konuları takip etmeye devam ettik. Eğitimde yaşanan sorunlar devam ederken çözüm bulunamazken yetkililerin talihsiz açıklamaları beni bir yandan şaşırttı diğer yandan üzdü. Türkçe eğitim biz Makedonya Türkleri için hayati öneme sahiptir. Sürekli takip ettiğim ve içinde bulunduğum Makedonya Eğitim Sistemindeki bazı durumları ve izlenimlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Anadilde eğitim hakkımız yasalarla kalmamış, Makedonya Anayasa’sıyla garanti altında alınmıştır buna ragmen onca sorunlarla karşılaşmamız ve yetkililerin umursamamazlıkları kaygı verici.  Durum böyleyken sizinle şunu samimi bir şekilde paylaşmak isterim, artık Türkçe eğitimin kitap, kadro ve okulların eksiklerini tartışmaktan yoruldum… Eminim Makedonya Türkleri de yorulmuş ve hakettikleri daha iyi bir eğitime kavuşmayı bekliyorlardır. Bu sorunlar bitsin artık hepsine bir çözüm bulalım, yeterli veya yetersiz ama bir şeyler yapılsın. Çözüm bulduktan sonra da Türkçe eğitimde kaliteyi yükseltmekle uğraşalım, yıllardır yerimizde sayıyoruz ve bizim yerimizde saymak gibi bir lüksümüz olamaz. Türkçe eğitimde kalite diğer eğitim dillerine yaklaşsın veya eşit olsun artık bunları konuşalım ve tartışalım istiyorum. 21. yüzyıldayız ve biz hala eğitimin temel ihtiyaçlarını veya ilkel şartlarını yerine getiremedik…  gelecek nesillerimiz en basit sorunları bile çözemediğimiz bir eğitim sisteminde iyi yetiştiremeyeceğimizi itiraf edip kabullenmeliyiz, ondan sonra da neyapacağımızı kararlaştırıp harekete geçemliyiz.

 Dünya Bankası ve başka kurum ve kuruluşlar eğitimde alarm veriyor ve bölge ülkelerine göre başarımızın düşük olduğunu açıkladılar. Eski Eğitim Bakanı Dünya Bankası’nın verilerini ve ölçeğini kabul etmiyor, objektif bulmuyor. Peki neyi inkar ediyor, ülkemizin eğitim başarısının bölgemizde en düşük olduğunu. Traji – komik bir durum, Avrupa’da alay konusu olunabilecek talihsiz bir açıklama. Eğer ülkemizin genel durumu böyleyse, Türkçe eğitimde durum nedir? 8 veya 9 yıl oluyor eğitim programları (müfredat) değişti, hala Türkçe tüm ders kitapları ve alıştırma defterlerinin hepsi yayınlanamadı. Öğretmen kadro eksiklerimiz devam ediyor, Eğitim ve Bilim Bakanlığı’nda ve yan kuruluşlarında, belediyelerde Türkçe bilen kadro yok denecek kadar az. Türkçe ders veren öğretmenlerimizin hizmetiçi eğitimi genelde Makedonca yapılmakta veya hiç yapılmamakta. Eğitim araç ve gereçlerimiz çok yetersiz. Bu durumda bulunan Türkçe eğitimde kalite ve başarı nasıl bekleyebiliriz. Herşeyi bir yana bırakıyorum Türkçe medya (gazetenin birinde) 2016 yılında tüm ders kitaplarımız yayınlanacak eksikler tamamlanacak diye birkaç sefer haber yapıldı. Reklamın iyisi kötüsü olmaz derler ya işte ondan. Peki neyin reklamı, Talim ve Terbiye Kurulunun son iki müdürü Türk asılı veya Türkleri temsil ettiklerini idda ettikleri için o göreve geldiler. Yasalara ve düzenlemeler bakarsak bu kurum okulların ders kitabı ihtiyacını yayınlamakla yükümlü, yıllardır ve Makedonya’nın bağımsızlığından bu yana devam eden Türkçe ders kitaplarının yayınlanma sorununun çözümü için çok güzel bir makam ve pozisyon. Daha iyisini Makedonya Türkleri 1991 yılından (Makedonya’nın bağımsızlığından) belki de ondan önce hiçbir dönemde elde edemedi. Yine de nafile sorun yine çözülemiyor. Sorunun çözümünde birileri engel oluyorsa müdürün tepkisi olmalı, mantıklı bir açıklaması olmalı. Makedonya Türkleri başka konularda bilmem ama ders kitaplarının yayınlanması hususunda her zaman destek verir, yetkili kişinin arkasında durur. Burada muhalefette olanlar veya iktidarda olanlar dahil, STK’lar ve bütün Türk kuruluşları yanında olur. Talim ve Terbiye Kurulu Müdürünün bugüne kadar yapacağı bir şeyler olmalıydı, bu iş 8 veya 9 yıl uzamamalıydı. Ders kitap sorunumuzu farklı yöntemlerle çözmeliydi… Türk toplumuyla alay eder gibi 8 yıl sonra çıkıyor ve işte ders kitapları 2016 yılı içerisinde tamamı yayınlanacak demenisinin yakışı kalmadı, bu ve buna benzer açıklamalar çok yaptmıştır. Ülkemiz siyasi bir krizle karşı karşıya olabilir, zor günlerden geçiyor olabiliriz, sorunun çözümü dün de bugünde sizin elinizde. Görevinizi yapamıyorsanız, bu iş bukadar uzuyorsa bırakın sizin yerinize başka biri atansın ve çözüm üretsin. Türkçe medya yaptığı açıklamalarda sürekli öveceğine arada araştırıp işin aslını da yazması gerekiyor, ders kitaplarının nekadar geciktiğini bildirmesi de gerekmektedir. AB son yıllarda gündemde tutuğu araştırmacı gazetecilik bunu gerektirmektedir, gazetecilere ve muhabirlere işlerini öğretecek değilim, yine de durumu iyice araştırıp gerekiyorsa eleştirsel bir yaklaşımla haber yapıp okuycuya veya dinleyciye sunmaları gerekmektedir, halkımızı aydınlatmaları gerekmektedir, durumlar kötüyse onu halka öyle bildirmeleri gerekmektedir. Gerçekleri görmek zor değil az çok takip edenler görüyor, yıl 2016 ve eğitimde dünya Bilişim ve İletişim Teknolojilerinin kullanımını, yeni öğrenme yöntem ve tekniklerin konuşurken biz Makedonya’da Türkçe eğitimin ihtiyacı olan ders kitaplarının yayınlanmasını konuşup duruyoruz veya 2016’da tamamı yayınlanacak diye büyük bir başarı elde etmişiz gibi empoze ediyoruz. Eleştirmeyi unutuysa Türkçe medya o zaman durum daha da vahim, hiçbir yaramıza mehlem olamaz demektir. Onları da taraf oldukları kurumları ve bireyleri övmek yerine doğru ve objektif haber yapmaya davet ediyorum. Herkes görevini iyi yapsın çünkü söz konusu Makedonya Türklerinin geleceği, söz konusu varoluşumuz, yeni nesillerin refahı ve hayatları. Yeni nesillere daha iyi bir gelecek sunmak hepimizin boynunun borcu, ilk başta sorumluluk Türkleri  temsil eden siyasilere, Türkçe medyaya, Türk STK’larına ve bütün Makedonya Türklerinin kuruluşlarına düşmektedir. Hiçkimsenin şahsi menfat ve çıkarları Makedonya’daki Türk çocuklarının geleceğinden daha önemli değildir olamaz da. Öne çıkan aydınlar, muhabirler, gazeteciler, siyasiler, STK temsilcileri, siz değil bu topraklarda yaşayan dışlanmış, ayrımcılığa uğramış Türk çocukları ve istihdam edilmemiş Türk gençliği en iyisini hakediyor…

*   *   *

            Eğitim ve Bilim Bakanı’nın Yardımcısı  Kembridge Matematik ve Doğa Bilimleri Programlarını ilköğretimde çok iyi uygulandığını açıklıyor, tabi okullarımızdaki araç gerçlerin yetersiz olduğuna fazla değinmeden. Biz nasıl bir ülkeyiz nasıl yöneticiler tarafından yönetiliyoruz? Bu açıklamadan sonra bu soru akla geliyor. Sosyal bilimcilerin araştırması gerekiyor, iyi olan herşeyi övüyor kötü olanı umursamıyoruz, gizliyoruz, hatta Dünya Bankası gibi bir uluslarası kuruluşun profesyonelce yaptığı araştırma sonuçlara bile objektif bulmuyoruz. Hatırlatmak isterim makam koltuk hepsi güzel de, başarısızsanız Eğitim Bakanı, Eğitim Bakanı Yardımcısı ve Talim ve Terbiye Kurulu Müdürü sorumluluğu üstlensin. Eleştiri yapanlar dışlanıyor medyada düşüncelerine bile yer verilmezken, başarısızlığı övenler veya gizleyenler ön plana çıkartılıyor. Bu gidiş gidiş değil, derhal kendimizi gözden geçirip bu gidişata dur demeliyiz. Makedonya’da yetkililer uluslarası kurum ve kuruluşların uyarılarına kulak vermeli eğitimdeki durumları iyileştirmeye yönelmeli ve sorunlara çözüm üretmelidir. Türkçe medya, Türkçe eğitimdeki durumu eleştirenlere konuşma fırsatı vermeli. Populuzim ve sansür kimseye bir şey getirmez anca yıllardır eğitimde gerilediğimiz gibi bizi daha da geriye götürür. Biz düşünce ve fikirlerimizi paylaşmaya devam edeceğiz, beğenilir mi, beğenilmez mi ona bakmayacağız. Söz konusu Türk çocukları ve gençlerinın geleceği olunca, söz konusu bir toplumun var oluşu olunca ne ben nede sitemizin diğer yazarları susmayacağız. Kimse bize-bana 8 veya 9 yıl sonra Türkçe ders kitaplarının yayınlanmasının büyük başarı olduğunu kabul ettiremez. Ders kitapları bir yıl bile gecikmemeli hemen yayınlanmalı, sorunları çözmeliyiz yoksa Türkçe eğitime karşı gelenler belki de engellemek isteyenlerin eline koz veririz. Bugünün öğrencileri yarının yetişkinleri iyi yetişmeli, yoksa istihdam edilecekleri gün sırf anadillerindeki eğitim gerekli kalite seviyesinde değil diye hakettikleri konuma gelemeyecekler. Eğitimcilik oynamayın, ya görevinizi yapın ya çekilin…