Peki Gruevski de bizi görecek mi? – A. Sencer Gözübenli

AGİT Sınırlı Seçim Gözlem Misyonu Medya İzleme Birimi’nde görev yaptığım dönemde, dostlarım AGİT’in yaptırımının olup olmadığını soruyorlardı. AGİT, üye ülkelerin demokratikleşme süreçlerine katkı yapmak adına tavsiyelerde bulunur. Bazı üye ülkeler demokrasiye ve katılımcılığa verdikleri önemle doğru orantılı olarak tavsiyelere uyar, bazıları ise adalet ve şeffaflık gibi konulardaki tavsiyeleri göz ardı ederler. Bu bağlamda AGİT tavsiyelerine uyulması, hükümetler için vatandaşlarının haklarını önemsediklerini gösteren parametrelerden birisi olarak değerlendirilebilir. Başbakan Sayın Zoran Zaev tarafından kamuoyuna sunularak Makedonca ve Arnavutça yayınlanan, Makedonya’nın AB üyelik sürecini hızlandıracak reform paketi Plan 3-6-9’un Seçim Alanı başlıklı ilk bölümünün ikinci maddesinde “Bir sonraki AGİT/DKİHB Seçim Gözlem Raporu’nda dengesiz yayın süresine dikkat çekilirse, Makedonya Radyo Televizyon Kurumu müdürü görevden alınacaktır.” denmekte. Kimse Sayın Zaev’in halkının haklarını ne kadar önemsediğini test etmesin lütfen…

15 Ekim Yerel Seçimleri’ni gözlemlemek için Makedonya’ya davet edilen, AGİT/DKİHB Seçim Gözlem Heyeti’nin 13-29 Eylül tarihleri arasındaki gözlemlerini kapsayan Ara Raporu 6 Ekim Cuma akşamı yayınlandı. Raporun, AGİT’in son 12 yıldır yayınladığı 47 Makedonya Secim Gözlem Raporu arasında en iyisi olduğunu mutlulukla belirtmeliyim. 12 Yıllık enkazı, 6 aylık gecikmeyle 1 Haziran’da devralan Zoran Zaev liderliğindeki SDSM hükümetinin 4 ay gibi kısa bir surede yeniden toparlaması AGİT’i de epey şaşırtmış. Raporda yeni hükümetin seçim sürecindeki şeffaflığı değerlendirilirken, adayların Makedonya’nın etnik kompozisyonunu yansıtması konusundaki övgüler de raporda yer bulmuş. Hatta Türk nüfusun yoğun olduğu aynı zamanda Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin de memleketi olan Merkez Jupa’daki başkanlık yarışının AGİT tarafından özel ilgi ile gözlemlendiği belirtilmiş.

Diğer raporlar kadar olmasa da bu raporda da MRT yayın politikası konusunda tedirginlik seziliyor. Sayın Zaev, yukarıda belirttiğim gibi AGİT’in Sonuç Raporu’nda MRT hakkında tarafsızlık ihlali tespit edilmesi halinde MRT direktörünün görevden alınacağını açıklamıştı. Direktör diken üstünde… Ancak AGİT raporunda bu konuda dikkat çeken bir husus da MRT’ye devlet bütçesinden verilen %0.5’lik payın gözlemciler tarafından az bulunması ve bu payın MRT’yi zayıflatması endişesi. Şimdi konuya gelelim. MRT, Makedonya Türk Toplumunun kanayan yarası hakça temsil ilkesinin uygulanmasına tabi olan devletin çok dilli yayın organı. Hatırlanacağı gibi yakin zamanda Makedonya Cumhuriyeti Meclisi Makedonya’daki tüm vergi mükellefleri tarafından her ay ödenen yayın vergisinin kaldırılmasına ilişkin yasayı kabul etmişti. Peki, MRT her ay herkesten alınan bu parayı hak etti mi? Yaradan sormayacak mı reyiz Türklerden şu ana kadar alınan milyonlar ne oldu diye?

Avrupa Konseyi Milli Azınlıkların Korunması Çerçeve Anlaşması’nın 9(1).maddesinde, etnik azınlık mensuplarının serbest şekilde „iktidarda bulunanlar karışmadan ve sınırlara bakılmadan, azınlık dilinde fikirde bulunma ve haber yayma…“ haklarının bulunduğu vurgulanmakta. Yine Çerçeve Anlaşması Madde 9(1) ile etnik azınlık mensuplarının, ifade edilme özgürlükleri, azınlık dillerinde enformasyon ve fikir dağıtma özgürlüğü garanti altına alınmış durumda. Bu esnasında enformasyon ve fikirlerin dağıtılmasına kamu iktidarının karışmamasının yine iktidar tarafından sağlanacağı demek oluyor ki aksi etnisite ve ırk temelli bir suç anlamına geliyor. Bu bağlamda Türkler MRT’de Gruevski’den veya VMRO-DPMNE propagandasından daha fazla şey görmeyi ve dinlemeyi hak ediyor. Hem Gruevski’nin aferini için kendi etnik kimliğine karşı etnik temelli suç işlemeye değer mi?

Bakalım anlaşmada başka neler var? Anlaşmanın 9(4).maddesi ile devletlere „milli azınlık mensuplarının medyayı daha kolay şekilde kullanmaları için gereken önlemleri almaları“ yükümlülüğünü doğuruyor. Makedonya Cumhuriyeti Toplulukların Haklarını Gerçekleştirme Ajansı ve AGİT Üsküp Misyonu Hukukun Üstünlüğü Departmanı’nın ortaklaşa hazırladıkları, “Makedonya Cumhuriyeti’nde Medya Alanında Etnik Topluluklar Hakkında Bildirimler ve Haklarının Analizi” Raporu’nda bu husus şöyle izah edilmiş:

 “Sayısı az olan milli azınlıkların, kamu servislerinde kendi programlarını gerçekleştirebilmelerini teminen asgari zaman dilimi ve maddi kaynaklar da sağlanması söz konusudur. Aynı şekilde programlarda tüm unsurlara yer verilmesi ve kalite açısından yeterli olması ehemmiyetine bakılması gerekmekte, bununla ilgili etnik topluluğun gereksinimleri ve taleplerini karşılaması hususlarına bakılmalıdır”.

Makedonya Cumhuriyeti’nde Türkçe dilinde yayın yapan özel sermayeli tek kanal Radyodifüzyon Ajansı tarafından Kalkandelen’deki TV Ultra Tetovo olarak belirtilmiş, ancak ben o kanalda Türkçe yayına denk gelmedim. Etnisite söz konusu olduğunda açıkçası kıyaslama yapmak pek içimden gelmese de durumun çarpıcılığını dramatize etmek adına bunu yapacağım. 2002 Nüfus sayımına göre 12.198 Türk’ün yaşadığı Üsküp ve çevresi ile 7.991 Türk’ün yaşadığı Gostivar’da Türkçe yayın yapan TV ve radyo kanalı bulunmamakta. Buna karşın Boşnak nüfusun 10.689 olduğu Üsküp ve çevresinde 1 tane, 2.380 Boşnak bulunan Dolneni köyünde 1 tane olmak üzere Boşnak dilinde yayın yapan 2 özel sermayeli TV kanalı varken Roman toplumunun Üsküp ve çevresinde Roman dilinde yayın yapan 2 özel sermayeli TV kanalı bulunmakta. Rakamlar gözlerimizi yakarken susup günlük 2,5 saat MRT Türkçe Servisi yayınına tav mı olacağız?

Makedonya Türk Toplumu eskiden olduğu gibi Makedonlar ve Arnavutlar arasında bir siyasi pazarlık aracı değil. 12 yıl boyunca pazarlık konusu yapılan Türk dili ve ana dilde yayın hakkı da artık pazarlık konusu olamaz. 12 yıl boyunca eski iktidarın algı aracı haline getirilen MRT, bir an evvel Türk topluluğunun gereksinimlerini ve taleplerini hem hacim hem de kalite olarak karşılamak adına özgürleşmeli ve Türkçe yayınlara daha fazla yer vermeli. Hakça temsil tabii ki rakamlardan ibaret değildir ancak rakamlar talep doğurur.