NEREDE O ŞEHİR MEYDANLARI,ÇARŞILAR… – Maksud Ali

Ülkemiz Makedonya derin krizden geçiyor. Savaşta yenilmeye evet,  ama savaşsız geçen bu son 10 yılda iktidarın medeniyetimize yaptığı zararlar kabul  edilemez. Osmanlı idaresinin çekilmesinden sonra farklı devlet ve rejimler değişti, devamlı kayıpta olduğumuzu sonradan öğrenme geleneğimizi bozmak için cesaret ve gayret bize düşüyor. Savaşlar, göçler, depremler, imar planları ile zarara uğrayan Osmanlı döneminden kalma mimari eserlerimiz oldu. Evliya Çelebi yaklaşık 350 yıl önce kayıt altına almış, biz bu iletişim ve teknoloji  döneminde küçücük bir devlette eserlerimiz üzerinden oynanan kirli siyasi oyunlara engel olamıyoruz. Ecdadımız  toplam 1411 yapı inşa etmiş, kullanım amaçlarına göre dini, sosyal, askeri, ticari eserlerimizden yaklaşık 500’ü ayakta kalabilmiştir. M.C.Kültür Bakanlığına bağlı Kültür Varlıkların Koruması Dairesi bazı eserleri  koruma altına almış, bazılarını almamıştır. T.C.kurum ve kuruluşların desteği ile onarılan eserlerimiz de oldu, buna da eyvallah. Üsküp  2014 projesi, Manastır, Pirlepe, İştip, Ohri, Radoviş  şehirlerinde eserlerimiz üzerinden yürütülen kirli siyasi oyunların adresi medeniyet çatışmasına işaret ediyor. Medeniyet çatışması bir topluma, devlete hayır getirmiyor. Peki niye izin verildi? Karşı çıkmamıza kimler engel oldu? Bir, iki koltuk, mevki uğruna susmak bize yakışır mı? T.C. kurum ve kuruluşların biz bir devletin iç işlerine karışamayız gibi özürlemelerini  kabul etmek mümkün değil!

Üsküp  2014 projesine değindiğimizde şehri ikiye bölen Vardar nehri üzerine Fatih Sultan Mehmet köprüsü ve Burmalı camisi akla gelmektedir. Evliya Çelebi köprünün  14 kemer gözü olduğundan bahsetmektedir, bugün 5’i gömülü halde diyebiliriz. Şöven milliyetçilerin çılgın projesi  köprünün 5 kemer gözünü meydana çıkarmak yerine bir yönün sağ, sol taraflarında Aziz Kiril ile Metodiy kardeşler, Aziz Naum ve Aziz Kliment heykellerini dikti. Diğer yönünde sağ ve sol taraflarında Gotse Delçev ve Dame Gruev, yani dini ve milli önderler söz konusu. Köprü bitişiğinin bir tarafında Büyük İskender heykeli ve meydanı, diğer tarafta  babası Filip II heykeli ve meydanı, kimse bütün bunların bir medeniyete saygıdan dolayı olduğunu  söyleyemez. Osmanlı bankası Selanik şubesine yapılan  bombalı saldırıda bulunan teroristlerin anısına yapılan “Gemiciler” anıtına ne diyelim? Üsküp şehir meydanı 90 yıl sakinken  son 10 yılda tüm düşmanlıkların sergilenmesine göz yummak af edilemez. Yeni inşa edilen VMRO (İç Makedon Devrim Örgütü) müzesi Türk düşmanlıkları içeren faaliyetlere ev sahipliği yapacağını hep beraber göreceğiz. Müzenin ne amaçlı yapıldığını isminden ve müze girişinde İlinden (1903)ayaklanmasında Türklere karşı kulanıllan kiraz toplarından anlayabiliriz. Müze, heykel, anıtlar sıralanırken Burmalı camisine kavuşmak hayal oldu. Tarihçesine gelince Burmalı camii yerine Sırp Kırallığı döneminde subay evi inşa edilmişti, 1963 yılı depreminde yerle bir oldu ve şehrin yeni yapılanmasında şehir meydanı alanına eklendi. Başkent meydanı şekillenmesinde Burmalı camisinin silinmesi yerine otel inşa edilmesi aydınlatılmalıdır. M.C. İslam Birliği Başkanı Suleyman ef.Recepi bir söyleşide bizim suçumuz yok Makedon-Türk ilişkileri sorumluluğuna işaret etti. Burmalı camii manipulasyonlarına açıklık getirmesi gereken iki ülke yetkilileri gerçekleri ortaya çıkarmak için cesaretlendirilmelidirler. Cami-kilise kavgalarında devamlı boyun eğdik, kavgaların bitmediğini de görüyoruz. Vakıf malların M.C.İslam Birliğine iade edilmemesi, imar planı entrikaları ile kilise inşası için devredilmesine  insan nasıl dayanabilir? Aziz Konstantin ve Elena tamamlanmak üzere, Rahibe Tereza Kilisesi hizmette, samimi insanlarımız Burmalı camiinin pazarlık kurbanı olmasına razı olabilir mi ? Birbirinin dilinden anlamayan dört kişinin kavgasına benzeyen bir durumsa, farklı anlayış, çıkarları bir noktada birleştirecek güç yahut kişi bulunabilir mi? Ülkenin başkentinde durumlar bu kadar vahimse Türk partisi (TDP) ortaklığından bahsetmek yanlış çünkü bu  sus payı dağıtmak ve susturmaktan başka birşey değil.

Üsküp Türk çarşısı yerine Üsküp eski çarşısı artık dilimize, basın ve medyaya yerleşti .Bildiğimiz esnaflık yok olmaya mahkum. Türk çarşısı mimarisi korunamadı. Yeni getirilen yasalar da para etmedi. Yeni  dükkan, otel, İskender Bey heykeli etrafında yeni meydan inşaatı eski çarşı yapıyı unutturacak galiba. 35-40 yıl önce Murat Paşa camisinin komşu dükkanına kafe-bar açıldığında üstad Cavit abeyimizin keyfi bozulmuş rahat değildi çünkü biliyordu bununla beraber çarşının asırlık ruhu kaybolacaktı. Maalesef para nerden gelirse gelsin anlayışı hakim. Çarşı canlandırılması müşteri ve turiste bağlı kaldı.

Üsküp şehir meydanında dikilen heykeller, anıtlar, kamu binaları, kiliseleri, otelleri  yıkacak güç maalesef olmayacak, 10 yıl iktidar sarhoşluğunu hepberaber ödeyeceğiz. Burmali cami yeniden inşası fiyaskosu bir tarafa, bir medeniyeti aşağılama bir tarafa, ihtiyaç duyulan ibadet yerine kavuşmamız zorlaşacak.

Eski Ohri şehir meydani  65 yıl önce ve bugünkü farkını nasıl izah edelim acaba? Hacı Kasım camisi yıkılmış, yerine kilise tapınağı (paraklis) Aziz Kiril ve Metodiy, Aziz Kliment, Aziz Naum heykelleri, haçlı anıtları gelmiş. Bir medeniyet temelden yok edilmişse ortak kültür mirasımız anlayışını nasıl inşa edeceğiz kardaşlar? Manastır şehir meydanı eskisi gibi olmayacak. Saat Kuleye  haç takılması, Yeni caminin ibadete değil  sanat galerisine dönüşmesi, Filip II ve diğer anıtlar planlı bir çalışmaya işaret etmiyor mu? Bedestan bakımsız, onarımsız eserlerimize gösterilen ilgi(sizlik) değil midir? Radoviş   şehir meydanında yıkılan caminin yanlız minaresinin ayakta kalmasından sonra cami inşası-onarımı için girişimler netice getirir mi? Pirlepe çarşısında Saat Kuleye haç takılması, yakılan caminin onarılmamasının perde arkasında art niyet ve hoşgörü eksikliği yatıyor. Üsküp şehir meydanı şöven milliyetçi iktidarı için başarı gösteriliyorsa, diğer şehirlere sıra gelmiyecek mi? Makedon asıllı vatandaş  kilise, haç, heykel, anıt yarışlarından ikiye bölünmüş, iktidar yanlıları bıkmış, bezmiş ama siyasi rant getirdiği için susmak zorunda. Birileri haksız kazanç sağladığı için memnun olabilir, Türklerin tutumu nedir, ne olmalıdır? Makedon asıllı vatandaşların çoğunluğu oluşturduğu belediyelerde şehir meydanları ve çarşılar hızla değişiyor, Türk mimarisi korumasız kalınca sorumluluk kime düşüyor? Yolsuzluklara boğulan şöven milliyetçi iktidarın kirli oyunları ses ve görüntü kayıtlarından haberimiz oldu,bizler uyumaya devam edecek miyiz?

received_996604210429125 received_996604427095770 received_996604037095809 received_996603487095864 received_996603197095893 received_996602940429252 received_996602603762619