Maksud Ali: Hakça Temsil Zulmünde Türkler

Ülkemizde 2001 yılı iç savaş sonrası M.C. Anayasa’sının VI. değiştirgesine göre kurum ve kuruluşlarda etnik toplulukların hakça ve orantılı temsil edilmesini emrediliyor. Ohri Çerçeve Anlaşmasında (OÇA) hakça temsil edilmememizin olması demek kamu çalışanları arasında etnik duvar örüldüğünü işaret ediyor. 16 yıl uygulamadan sonra Türklerle ilgili gelişmeleri gözden geçirmek sağlıklı adımların atılmasında faydalı olacağını düşünmekteyim. Dört yıl SDSM koalisyonu, on iki  yıl VMRO DPMNE koalisyonu iktidarları araştırıldığında Türklerle ilgili hoş olmayan sayı, oran ve durumlarla karşılaşıyoruz.

2002-2006 SDSM iktidarında kamu çalışanların sayısı yaklaşık 70 bin civarında olduğu halde Makedon asıllı vatandaşların sayısının azaldığını, diğer etnik toplulukların başta Arnavut asıllı vatandaşların sayı ve oranının yükseldiğini görüyoruz. Türklere gelince, Mayıs 2003 yılı resmi verilerine göre yüzde 1.18, Ağustos 2006 yılı yüzde 1.47 yükseldiğini gösteriyor. TDP iktidar ortağı olarak yılda yüzde 0.5 kamu çalışanları arasında Türklerin artması için anlaşma imzalamıştı yani dönem sonrası hakça ve orantılı temsilde yüzde 3.2’ye çıkmamız gerekiyordu. SDSM siyasi iktidar dönemin sonucu  yüzde 1.47, imzalanan anlaşmanın yüzdesi ise 3.2, farklı değil mi? Geriye dönmek, araştırmak zorsa 2006 ve 2017 yılı iktidar devir teslimini kıyaslamamızdan çıkan sonuçları değerlendirmemiz gerekiyor. Son sayımlara göre Türkler yüzde 3.85 teşkil ettiğine göre bugün kamu çalışanların sayısı 128 bin üzerinde, Türklerin katılımı yüzde 2 civarında olması vahim bir tablo. OÇA hakça ve orantılı temsil ilkesi 16 yılda olduğu gibi yüzde 1 ilerleme devam ediyorsa önceden ortaya attığım 5O yılda tamamlanmasını beklemek zorunda olacağız değil mi? Anayasal hakkımız için 50 yıl beklemek zulüm değilse nedir acaba? On iki yıl VMRO DPMNE zulmü için yazıldı, açıklandı, gündeme taşındı, şimdi çekinmeden gerçekleri kamuyla tekrar paylaşmalıyız. Hakça temsil, bürokrasi, hiyerarşi, liyakat, kariyer, kıdem Türkler için kapalı bir kutu oldu. Kapalı kutunun açılmasından hiç kimse korkmamalıdır.

Avrupa ırkçılığının yükselişte olduğu dönemde aşırı milliyetçi iktidar ortağı olmanın zararlarını gizlemek  gaflet ve hainliktir. VMRO DPMNE parti tüzüğünde kapatılma kararı varsa mal ve mülkü Makedon Ortodoks Klisesi’ne geçiyor. En fakir ülkede en zengin Avrupa partisi olmanın sorumluluğu Türklerde yok mudur? Zenginliğin kaynağı halkın parası ve tapusu değil mi? Son on yılda klise va papazların başarı ve gücü 600 yılda görülmemiş bir gerçektir. Ülkemizde popülizmin yükselmesinde OÇA hakça temsil ilkesinin yanlış uygulanmasından kaynaklandığının farkına varmalıyız. Nasıl mı? Türklere uygulanan siyasi rant, birilerine iktidarı elde tutmasına yardımcı oldu. Türkler devlet memuru pazarlamalarında sınıfta kaldı. Devlet memuru olmanın sevincini ırkçı iktidar iyi hesapladı ve manipüle etmeye başladı. Yüzde 70 devlet memuru maaşını al, evde otur bizlere uygulanırken diğerleri  bodrum katlarında diplomalar ile bürokraside ilerlediler, mükafatlandırıldılar ve böylelikle etnik ve beton duvarı örüldü kardaşlar. Atamalar, tayinler, yönetici olmak Türkler için hayli zor ve imkansız olduğunu soydaş ve vatandışımıza nasıl açıklayalım? İnandırıcı değil ama gerçek. Kurum ve kuruluşlarda Türk asıllı yönetici, bölüm sorumlusu devlet memuruna rastlamak zor. 5, 10 yıl yönetici tecrübesine sahip kişi yetiştirdik mi? Hükümet devir teslimi mevcut yasa ve yönetmeliklerle zorlaştığı, imkansızlaştığını Türkler acilen değerlendirmelidirler. Eşitsizliklerin Türklere darbe olduğunu öğrenmeliyiz. Eski iktidar başbakan, bakan, kurum ve kuruluşlarda 1100 danışman angaje edip 1000 avrodan fazla ödenek sağlamış. 1100 danışmandan kaçı Türk asıllı? Sıfır! Bu mu hakça temsil? Sıralı yüksek maaş, danışmanlık 1000 avro, komisyon üyesi, yönetim kurulu üyesi, denetim kurulu üyesi gelirleri ile aşırı milliyetçilik yürütmek kolay. Aşırı milliyetçilikten teröre bulaşan olaylarda halkın parası nasıl harcandığını araştırılmalı ve cezalandırılmalıdırlar. Cezalandırılması ve tekrarlanmaması için bağımsız ve tarafsız yargı gerekiyor. Kuvvetler ayrılığının olmadığı (hukuksuz aile gücü), bağımlı yargı (aile) Türklere iyi gelecek sağlamıyor. Reformların hızlandırılması, parti devletine son verilmesiyle hakça ve orantılı temsilin uygulanmasında fayda var. 40 günlük yeni hükümet engel ve zorlukları mutlaka aşacaktır. Yeni düzenin kurulması için Türkler de kendi katkılarını vermelidirler, bazan sabır yeterli olabilir.