İlhan Rahman: İvanov Demokrasi ve Anayasa’yı Ayaklar Altına Almıştır

Ufuk Derneği eski başkanlarından, siyaset bilimi uzmanı İlhan Rahman, İvanov’un hükümeti kurma görevini Zaev’e vermeme kararını www.habermakedonya.net’e değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı İvanov’un Son Kararını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

Herşeyin başında İvanov’un şaibeli bir seçim ile koltuğa oturduğunu unutmamak ve unutturmamak gerekiyor. Şaibe ve usulsüzlük ile seçilen bir kişiden herşeyi bekleyebiliriz. Zaten bu kişinin geçmişteki hareket ve kararları da bunu teyit ediyor. İvanov asla Makedonya’nın bütün vatandaşlarının Cumhurbaşkanı olamadı, ilk başta Arnavutlar şimdi ise toplumun çok büyük bir kesimi İvanov’u saygılamamakta.

İvanov’un dün Makedonya Meclisinde çoğunluk milletvekilinin desteğini/imzasını alan Zoran Zaev’e hükümeti kurma görevini vermeme kararı siyasi tarihe kara bir leke olarak yazılacaktır. İvanov’u tanıyan, siyasi gündemi takip edenler için her ne kadar beklenen bir karar olsa bile, insanların içinde İvanov’un bu sefer ”normal” bir karara imza atacağı beklentisi vardı. Fakat İvanov artık kaçıncı kez bilemiyorum, VMRO-DPMNE ve özellikle Nikola Gruevski’nin kuklası olduğunu ıspatladı. Toplumun çıkarları yerine belli bir kişi ve grubun şahsi çıkarlarını gözetlediğini unutanlara yeniden hatırlattı.

Hukukçu olmadığımdan dolayı hukuki açıdan yorum yapmayacağım, ama ülkedeki en önemli hukukçuların bu karara verdikleri sert tepkiden, kararın hukuki olmadığı anlaşılıyor. Siyasi açıdan İvanov’un kararını değerlendirecek olursak, İvanov’un dün darbe gerçekleştirdiği kanısına varacağız. Demokrasi, ruhu gereği çoğunluğun yönetimidir. İvanov ise kararı ile çoğunluğun iradesini saygılamamıştır. Bunun dışında İvanov’un hükümeti kurma görevini partisinin genel başkanı Nikola Gruevski’ye verirken aramadığı şartları, Meclis çoğunluğunu elinde bulunduran Zaev’den araması siyasi adab ve edebten son derece uzak, çifte standardın ürünüdür.

İvanov’un kararı milletin iradesine ve sandığa dolayısıyla demokrasiye darbedir, ben bunun başka türlü bir izahını yapamıyorum. İvanov demokrasi ve Anayasayı ayaklar altına almıştır. İvanov arada bir görüştüğü Mısır’ın devlet başkanı darbeci Sisi’den mi bu akılları alıyor merak ediyorum. İvanov dün basın toplantısında ayrıca komşu ülkeler Arnavutluk ve Kosova’ya da üstü kapalı eleştirilerde bulundu, gereken cevabı ise Arnavutluk Başbakanı Edi Rama anında verdi. Dolayısıyla İvanov’un demokrasiyi hiçe sayma, toplumu bölme, etnik ve siyasi olarak ayrıştırma, komşu ülkeler ile olan iyi ilişkileri riske atma girişimi tam bir FETÖ’cü zihniyetin ürünüdür.

İvanov’a başta Avrupa Birliği ve NATO’nun üst düzey yetkililerinden sert mesajların gelmesi boşuna değildir. Demokrasiye ve milletin iradesine inanan ülkelerden benzeri mesajların geleceğini umuyorum. Olması gereken budur.

İvanov’un Kararı Makedonya Türkleri Açısından Ne Anlam Taşıyor?

Makedonya Türkleri 11 Aralık erken genel seçimlerinde demokrasiye inanarak sandığa gitmişlerdir. Türklerin sandıkta değişimden yana oy kullandıkları gizlenemez bir gerçektir. Dolayısıyla İvanov’un kararı demokrasiye inanan ve değişim diyen Makedonya Türklerinin tercihine saygısızlıktır. Olaya bu açıdan bakmanın yararlı olacağını düşünüyorum. İvanov’un kararı umutla yeni bir hükümetin kurulmasına, bu kurulacak hükümetin ayrım gözetmeksizin herkesi kucaklayacağına inanan Makedonya Türklerine terstir.

Türk milleti darbelerden çok çekmiştir. Darbelerin ne gibi yıkıma sebebiyet verdiğini Makedonya’da Türklerden iyi bilen topluluk kesinlikle yoktur. Geçtiğimiz yaz aylarında Anavatan Türkiye’deki hain darbe girişimi hala gündemimizin baş yerinde. Demokrasiye sahip çıkmak bazen tank önüne yatmak, bazan bayrak ile dik durmak, bazan ise sandıkta oy kullanmak demektir. Makedonya Türk toplumu anavatandaki hain darbe girişimine nasıl tepkisini koymuşsa, İvanov’un demokrasiyi ve milli iradeyi hiçe saydığı karara da tepkisini koymak zorundadır. Anavatan Türkiye’deki darbeye tepki koymak, sonrasında İvanov’un kararına susmak samimiyetsizlik olacaktır. İnancım Makedonya Türk toplumunun İvanov’un verdiği kararı sindiremeyeceği yönündedir.