Ersan Fetikov: 20 Ağustosta Sağlığımızı Koruyacağız

Doğruları söylemek,doğruları yazmak, halkı doğruluğa yönlendirmek, haksızlığa karşı dik durmak şeref verir insana. Sesini duyurmayan soydaşlarımızın sesi olmak daha da güzeli. Çoğu zaman Makedonyada Türklerin her bir alanda ciddi sıkıntıları vardır, bazıları bunlara göz yumsada her bir dönem cesur insanlar yeni bir umutla haksızlığa karşı savaşmaktadır.

Valandova Makedonya’nın Güney Doğusunda bulunan küçük, güzel ve rahat yaşanacak bir kasaba-belediye. 2002 sayımlarına göre Valandova nın nüfusu 11890, bunların 1333 Türk 2016 da yapılan araştırmalar sonucu belediye çapında yaklaşık 1800 Türk yaşadığı tespit edilmiştir. Türklerin çoğunluğu Valandova’nın etrafında bulunan Türk köylerinde yaşamaktadır. Zamam zaman bu köyler kendi sıkıntıları ile baş başa bırakılmış, onların sıkıntılarını gidermek için yetkililer tarafında gerekli çalışmalar ve hizmet yapılmamıştır.

İnanıyorum ki ilerleyen dönemde Valandova Türklerinin sorunlarını çözmek için ciddi çalışmalar gerçekleşecektir. 3 yıl önce kapalı kapılar ardında Valandova Belediye Başkanı, Kızıldoğan Maden Ocağı açılıması için tüm işlemleri tamamlamış, halkın geliri ve sağlığını düşünmeden yine şahsi çıkarlarını ön plana atmıştı. Açılması düşünülen maden ocağı halkın sağlığına tehdit oluşturmanın yanı sıra yakınındaki tarımacılık ve hayvancılığı yok edecekti.  Geçimini sadece tarımcılık ile zor şartlarda sağlayan soydaşımız artık onuda yapamayacaktı. Türk köyü Kızıldoğan bu maden ocağına çok yakın olduğu için en çok da oradaki Türkler zarara uğrayacaktı. Maden ocağının faliyete geçmeden durdurulması için,”Spas Za Valandovo” – ,,Valandova İçin Kurtuluş’’ sloganı altında toplanan sivil toplum kuruluşları bu konuda halkı bilgilendirmeye başladı.

Halkın maden ocağının kuruluşu için onayını almak amaçlı belediyeden referandum istenmişti, Lakin belediye başkanı ve bazı belediye meclis üyeleri halkın isteğini hiçe saydı ve toplanmış olan 2213 imzayı kabul etmediler. 15 belediye meclis üyesinden, 8 cesur belediye meclisi üyesi belediye başkanının ve belediye meclis başkanının katılmadığı bir oturumda 8 oyla referandum için evet dedi. Belediye başkanı,meclis başkanı nekadar istemesede demokrasi ve hukuken referandum için gereken işlemler tamamlanmıştır. Kızıldoğan köy halkı açılacak maden ocağı için çok tedirgin olsa da, Makedonya’daki Türk medyası buradaki Türklerin sesi olmaktan ya korkuyor yada baskılara boyun eğmiştir.

Peygamber Efendimiz (asm),buyuruyor “Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse ona diliyle müdahale etsin. Buna da gücü yetmezse, ona kalben buğz etsin. (Kalben onu reddetsin.) Bu ise îmânî tavrın en zayıf olanıdır” Biz bunun neresindeyiz?

Bugün Kızıldoğan köylüleri ve civar köylerdeki halk zarar görürken-görecekken buna göz yummamız nekadar doğrudur ? 20 Ağustosta Valandova halkı Kızıldoğan Maden Ocağı için referanduma gidiyor. Valandovada Türkler şimdiye kadar hep ikinci plana atılmış istekleri ve hak ettikleri yerine getirilmemiştir burada açılması planlanan maden ocağı Valandova’da yaşayan Türklerin yeni bir çıkmaz sokağa gireceğinin habercisidir. İlerleyen dönemde her bir soydaşımıza maden ocağının çevre için nekadar zararlı olacağını anlatacağız, bildiğimiz doğrudan şaşmayacak baskı ve tehtidlere göz yummayacağız Hayatta en büyük zenginliğimiz sağlığımızdır, biz sağlığımızı koruyacağız, bir Valandova’lı olarak altını çizerek söylüyorum geçimimizi sağladığımız tarım alanlarımızı koruyacağız Kızıldoğan maden ocağı için “HAYIR ” diyeceğiz.