EKSTER TEST – Dr.Elvin Hasan

Ekster test, ekster denetim, dışarıdan test veya denetim adı her nasıl olursa olsun, hepimiz az veya çok eğitimdeki kaosu öğrenci ve öğretmenlerin anlatıklarından biliyoruz. Eğitim ve öğretim yılının sonunda 7 Haziran’da başlayan eğitimdeki kaos ve kargaşa ortamının üzerini örtmek amaçlı yapılan sınav 14 Haziran’da bitti. Bana göre adı Makedonya Eğitim Sistemi’ndeki kaosu kamuflaj etme girişimi olmalı. Nevarki yanlışları yanlışla örtmeye çalışıken büyük bir patlak verdi ve denetimin kendisi kaos ortamında gerçekleşti. Neler duydum, neler, inanmakta güçlük çekiyorum, yandaş öğretmenler öğrencilere verdikleri notların aynısını denetim-teste elde etmeleri için direkt işe el koymuşlar ve öğrenciyle beraber test çözmüşler. Bu dediğim Makedonya milli televizyonlarından birinde haber oldu, artık herkes kendini kurtarmak peşinde. Eğitim Bakanı hiçbir kriteriye uygun olmayan ekster test uygulanacak diyor, öğretmenler de öğrenciler de bunun yolunu bulup zarar görmemeleri için her yola başvuruyorlar. Neden başvurmasınlar ki, iktidarda bulunan siyasiler de mahkeme ve özel savcıdan kaçmak için, kendilerini kurtarmak için, her yolu deniyorlar-denediler. Eğitimdeki eski düzenlemeleri ve uygulamaları kaldırdık yerine yeniler getirirken yetkililer tarafından gerekli planlama, düzenleme, analiz yapılmadı sonuçlar ortada büyük bir kaos ortamı oluştu. Uluslararası kuruluşlar alarm veriyor eski eğitim bakanı onların ölçütünü objektif bulmuyor, ama kendi uyguladıkları ekster testleri ısrarla dayatıyor ve bölge ülkelere örnek olacağını yeni Eğitim Bakanı TV’de söyledi. Bu tür traji-komik olaylar talihsiz açıklamalar çok duyduk son yıllarda. Keşke dediğini doğru olsa sayın bakan, fakat bölge ülkelerinin eğitimdeki başarısı bizden yüksek bizde ise çok düşük, neden bizden bu tür bir uygulamayı alsınlar ki? Siz Makedonya’yı Finlandiya’yla karıştırdınız sanırım. Lütfen kendinizi düzeltin, biz Makedonya vatandaşları bu tür açıklamalara alışığız da, dışarıdan bizi izleyenler önünden rezil olduk, rezil ettiniz.

Bunlar yaşanırken sıra geldi iş yükünden eğitim sürecine odaklanmak yerine, devletin müfettiş ve yöneticilerin istedikleri ,,bir ton’’ belgeleyi hazırlamakla yükümlü ve memura dönüşen öğretmenlerin karne yazmasına. Bu yıl öğrencilerin yanı sıra öğretmenlerin üst makamlardaki kadrolara da birer karne yazabilmesini isterdim, çoğunun sınıfında kalacağından hiç tereddüt etmiyorum. Fakat ülkemizin bulunduğu mevcut duruma bakacak olursak böyle bir şeyin mümkün oladığını görebiliriz. Öğretmenler sindirildi, susturuldu, inanılmaz baskı altındalar, olup bitenle ilgili seslerini yükseltemiyorlar, sendika zaten göstermelik olarak var o da yandaş, öğretmenler arasında bazı gizli konuşmalar bazen olabiliyor, öğretmenler olup biteni övmek zorundalar yoksa bedel ödemek zorunda kalırlar. Mevcut iktidar bununla ilgili çok iyi yönetemler gelitşirdi, yüksek para cezaları, görevden alınma, yöneticiler tarafından dışlanma, baskılar ve stresler de cabası. Yıllar yılı neolduğunu bilmedikleri uygulamalarla sistemi de içinde olanları da zor durumda bıraktılar bırakmaya devam ediyorlar. Bu yaptıkları yanlış uygulamalar içinde en başarılı öğretmenin işini denetlemeye kalksalar bile eksik bulurlar, bu gibi şartlarda iktidardan farklı düşünmek cesaret ister, sağlam karakter ister, vatanını milletini sevmek gerektirir, bu tür şeylere sahip olmayanlar zaten susar. Zaten genelde sustuğumuz için bu başımıza gelenler… Şimdilik isteğim gerçek olmayacağı için, ben yazımda ekster testte yaşanlan kaostan örnekler vermeye devam edeyim.

Ders yılının sonunda, son işlerini tamamlamak ve yaz tatiline hazırlanmak yerine beceriksiz bakanlık kadroları öğrencileri, öğretmenleri ve velileri denetim ile yeni bir depresyona soktular. Bu denetimin getirilerini Eğitim Bakanlığının açıklamasını çok bekledik, götürdüklerini zaten görüyoruz. Yukarıda da dediğim gibi Eğitim Bakanı bölge ülkeleri bizden alır eğitim sistemlerinden uygular dedi, bunuda bekliyoruz ve takip edeceğiz. Merak konusu bölge ülkelerde de var mı böyle bir çılgınlığa girişecek olanlar göreceğiz. Beşlik notlandırma sistemimizde en iyi not 3 oldu, bu notu veren öğretmen kısmen rahatlıyor öğrencinin test başarısı nasıl olsa 3’e yakın olur (ya 3 üzerinde ya 3 altında) ceza almam mantığıyla hareket ediyor. Öğrenciler 10 veya 11 yaşından (4 sınıftan) ekster teste tabi tutuluyor, olur da gelmek istemezse sınıfında kalır, rahatsız olup gelemezse bir şans daha veriliyor, üçüncü bir şans yok. ,,Bakanın-iktidarın kararlaştırdığı, uyguladığına karşı mı gelecek, tabiki cezalandırılmalı’’. Bu yaştaki bir çocuk ders yılı boyunca öğrendiklerini nasıl tekrarlayıp cevaplasın beklenebilir, bazı medya yayın kuruluşları çocukların depresyona girdiğini hata hastanelik olduğunu bildirdi. Veliler ayrı bir telaş içerisinde koyuldu ve ders yılının son haftalarında ailelerde tek konu bu test ve çocuğun elde edeceği başarı. Söz konusu testen elde edilecek not yıllık öğrencinin ortalamasına girdiği için öğrencinin başarısını düşürmektedir. Buradada bir ihlal söz konusudur, bütün yıl boyunca çalışan öğrenci öğretmeni tarafından derslere ve denetime tabi tutulur, yıl sonunda ortalama başarıya bir ders kadar ekster teste değer verilmesi nekadar doğru sorgulanmalı. Sanırım amaç ekster teste değer kazandırmak. Ekster test özellikle Pek iyi 5 ile sınıfını tamamlaması gereken öğrencilerin başarısının ortalamasını etkilemekte ve bazı durumlarda Çok iyi 4’e düşürmektedir, örnegin  notlarının çoğu Pek iyi ve bir iki Çok iyi notu olan öğrencinin Matematik notu 3 ise ve teste Matematik dersinden denetlenirse, 2 alırsa sadece testen ve Matematik dersinden 5 puan kaybetmiş olur, bu da sınıfını Çok iyi 4 ile tamamlamasına sebep olur.

Türkçe eğitimde karşılaştığımız durum daha vahim, yıllardır kadro sorununu çözülemediği için, öğrenciler bir dersi öğretmeninden Makedonca dinliyorsa, ders kitabı Türkçe olup testi de Türkçe çözmesi gerekiyor. Daha apsurd, kabuledilemez ve mantık dışı durumlar da var örneğin: öğretmen dersi Makedonca veriyor, ders kitabı da Makedonca dilinde, ekster teste sorular ise Türkçe öğrencinin karşısına çıkıyor. Böyle bir kargaşa içerisinde öğretmen tabiki kendi çıkarını düşünür ve ceza almamak için Türk öğrenciye daha düşük not verir. Yani olan Türk öğrenciye olur zararlı çocuk çıkar. Dersi Türkçe dinleyemediği için ve öğretmeni Türkçe bilmediği için bir çocuğa bunu yapmak büyük haksızlık, Türk çocuklarını üzgün ve hayal kırıklığına uğradığını iki hafta önce görünce çok üzülmüştüm. Peki ya ders kitabını Türk asıllı Talim ve Terbiye müdürü 9 yıl sonra yayınlamadıysa neolur? o durumda Türk öğrenci eski eğitim programına göre hazırlanan ders kitabından ders çalışmak zorunda kalır, önüne gelen test de sorular yeni eğitim programına göre hazırlanmışsa işler o zaman Arap saçına dönüyor. Birde hiç kendi bilgisayarı olmayan öğrencileri de anmamamak olmaz, sayın Eğitim Bakanı Makedonya Eğitim Sistemi daha bilgisaryada denetlenecek seviyeye gelmedi diye haykırmak isterim de onlar ben yaptım oldu anlayışında ve siyasi hesaplar peşinde oldukları için bizi duymazdan gelirler. Eğer bir şeyi uygulayacaksanız, reform yapacaksanız bunu siyasi reklamınız için yapmayın. Her çalışmanın bir prosedürü var önce durum tespiti yapın, sonra uygulanan test için okullarda şartlar var mı denetleyin, sonra bunu kamuya sunun anlatın tartışmaya açın, uygulayın ve hiç yapmadığınız şeyi yapın elde ettiğimiz verimi sonucu açıklayın. Yani biz ülke olarak eğitim sistemi olarak yaptıklarınızdan uyguladıklarınızdan ne kazandık, amacımıza ulaşabildik mi, daha başarılı ve kaliteli eğitim elde ettik mi? Siz yapmazsanız uluslarası kuruluşlar sonucu açıklar, onların sonuçları için de ölçütlerini objektif bulmadım demekle yetinirsiniz. Bütün bu durum tespitlerini yaparken ve uygulayacakken Türkleri Bakanlıkta temsil eden Talim ve Terbiye Kurulu Müdüründen de isteğimiz Türk öğrencilerin durumunu biliyorsa açıklaması ve uygulamada olası zarar görmelerini engellemek olmalıdır. Oturduğu koltuğun hakkını vermektir. Derenin altından çok sular geçti bugüne kadar yapmadıysa yine yapmayacağının bilincindeyim de, gelip hayal kırıklığına uğramış üzülmüş isyan eden ders kitabı yıllarca yayınlanmayan Türkçe eğitim görmesi gerekirken birçok dersi Makedonca gören Türk çocuğunun gözlerindeki hüzünü görsün. Belki o zaman bulunduğu makamın hakkını vermesi gerektiğini, aksi takdirde istifa etmesi gerektiğini anlar.