DİK DUR, BOYUN EĞME, DİRENME KÜLTÜRÜ – Maksud Ali

Ülkemiz derin krizden geçiyor. Milliyetçi iktidar hükümeti 11.yılına girdi. Devletin imkanlarını sonuna kadar kötüye kullanıp iktidarın değişikliğine izin verilmiyor, bu çok açık. Koalisyon ortaklarından Türk partisi (TDP) sessiz, tutumsuz, hareket edecek durumda değil. İktidar zulmüne karşı gelmeyi düşünmek bile istemiyorlar. Çetebaşı Kenan Hasipi ve etrafında bulunan  kişiler ülkemizde neler oluyor derdinde değil. Pribe raporundan sonra Pırjino anlaşmasının gerçekleşmesinde yargı hala siyasi kavgada başı çekiyor ve iktidarın emrindedir. Eski başbakan N.Gruevski görevinden 6 ay önce çekilmesine rağmen  özel yetkili savcı çalışmaları mafya yöntemli uygulamalarla frenleniyor. Böyle daha uzun zaman devam edileceğini zannedenler olabilir ama faturası geleceğimiz için ağır olacağından emin olmalıdırlar ki zaman kaybetmeden beraber hareket etmemizde hepimiz için fayda var.Ülkemizde yaşayan Türklerin ilgisizliği ile T.C. kurum ve kuruluşların yaptıkları faaliyetleri  araştırmak geleceğimiz için hayırlı olacağını düşünüyorum.

Millet, vatan, devlet kavramları o kadar karıştırılıyor ki hangi ülkenin vatandaşıyız bazan belli olmuyor. T.C.yönetimi başta R.T.Erdoğan’ın  güçlüye boyun eğmeyen, dik durmakla haklının mutlaka kazanacağını tutum ve davranışlarını benimseyen soydaş ve dindaşımız ülkemizde aynı tutum ve davranıştan uzak kalıyor, niye acaba? Durmak yok yola devam söylemlerinin ülkemizde doğru olmadığını ve sıradan taklit olduğunu görüyoruz. Gostivar anaokulu inşaatının TİKA tarafından üstlenmesi  acı gerçekleri sergiliyor. İktidar koalisyon milletvekili ve bakan memleketlerinde anaokulu inşaatı için ülkemizin bütçesinden finanse edilmesini sağlayamazsalar diğer bölgelerde yaşayan soydaş ve dinadaşımızın beklentilerine sıra gelebilir mi? Anaokulu inşaatı için tüm yetkililer anlaşmaya imza attıkları sırada mecliste 7.devlet üniversitesinin açılması oylandı. Lise öğrenci sayısı 18000, üniversitelere  öğrenci kayıt sayısı 24500 ise bütçe harcamalarında haksızlık, ayrımcalık olduğunu göstermiyor mu? Soydaş ve dinadaşlarımızın vergileri nereye ve nasıl harcanıyor, sorumluluğunu kim yüklenecek acaba? Beğendiğimiz dik durmak, boyun eğmemek bu mudur? İhtiyacı olmayan Damyan Gruev (Türklere karşı savaşan) isimli üniversite için bakanlar kurulunda karşı gelmeyip, boyun eğeceksin, TİKA tarafından memleketinde finanse edilecek anaokul anlaşmasında boy gösterecek bir bakan nasıl Türkleri temsil edebiliyor acaba? Kendi bütçe harcamalarımızda siyasi rant elde etmeye bir türlü eyvallah ama bütçe harcamaları heykel, anıt, Türk düşmanlığı içeren yapılara aktarılıyorsa TİKA destekli projelerden siyasi rant peşinde olmak siyasi ahlaksızlıktır. İktidar koalisyon ortağı olan Türk partisi (TDP) dik duruşu bu mudur? Ülkemizde dik durmak, boyun eğmemek  için önce VMRO DPMNE esaretinden kurtulmak lazım. Durmak yok, yola devam yerine “Dur, yolunu değiştir” söylemlerine yer verelim kardaşlarım. Başka çaremiz kalmadı. Yeter artık artistlik. VMRO DPMNE partisi tüzüğünün 54.maddesi parti kapatılıdığında malı ve mülkü kiliseye devredilir diye geçiyor, yani çetebaşı Kenan Hasipi ve yandaşları dolaylı kilise için çalışıyor. M.Jupa’ya bağlı Novak-Elesa asfalt yolun inşaatı çalışmalarına başlar başlamaz Elesalılar sevinçten helva pişirdiler. Soydaşlarımızın sevincini anlıyorum ama yöneticileri anlamakta güçlük çekiyorum. 10 yıl Elesa-Novak  yolu niye engellendi acaba? Heykel, anıt, kamu binalarına harcanan 600 milyon avro olmasaydı soydaşlarımız yolsuz kalır mıydı? Öncelik ne olmalı Türk düşmanlığı içeren heykel, anıt yoksa ihtiyaç olduğu  yollar mı? Küçücük,  gelişmekte olan bir devlette yılda 350 milyon avro bütçe açığı varken yolsuz kalmanın sorumluluğu kime düşüyor acaba? İktidarlar ne için vardır? Tarihi borçlanma rekorları kırıyor. Bakanlar kurulunda dış borçlanma için alınan karar hepimizi lilgilendirmiyor mu? Birkaç ay önce 270 milyon avro dış borç (Eurobond) şimdi öngörülen 650 milyon ek dış borç (Eurobond) hepimize  yük olmayacak mı? Seçim rüşvetlerine dur deme zamanı geldi geçiyor. Azınlıkta olan toplumlara yapılan zararları kimse karşılayamaz kesin,  T.C.kurum ve kuruluşların desteği dahil. Borç ve faiz batağından kurtulmamız zorlaşıyor. Şöven, milliyetçi iktidarın koalisyon ortağı  Türk partisi (TDP) Türklere yapılan zulmün tekrarlanmaması için kapatılmalıdır yani parti çalışmalarına son verilmelidir. Yolsuzluklara boğulmuş şöven milliyetçi iktidarın destekçileri arasında T.C. kurum ve kuruluşların desteği olmaması gerekiyor. Durumlar böyle ise ben, biz direnmez isek kim direnecek acaba? Sorumluluk ve görev hepimizde değil mi? Muhalefet cephesi içinde bazan STK’ların protesto eylemlerine katılıyorum. Bıkmadım, usanmadım yoluma devam ediyorum, ediyoruz. Azınlıkta olan bir toplumun ferdi olarak protestolara katılmanın anlamını ve önemini iyi biliyorum, bilenlerin artması için uğraş veriyorum. Protesto ettik, direndik MRT Üsküp Türkçe yayınları haber yapmadı, sosyal medyayı kullandık, sesimizi yükselttik. Eleştiri yapmak, hain ilan edilmemek mümkün değil. Yapılan yolsuzluklar, haksızlık, hukuksuzluklar, nepotizmi yandaş basın ve medya haber yapmıyor, sosyal medyayı kullandığımızda fitne , fesatçı olarak etiketleniyoruz. Durmadan boyun eğmeyerek direndik , gerçekler  fışkırmaya başladı. Bir arada beraber yaşama kültüründen gelen bir kişi olarak, şöven milliyetçi iktidara karşı direnmemi kimse engelleyemez. Kişisel kayıplarımız oldu ama tarih, kültürümüzü korumak namus borcumuz olduğunu biliyoruz. Türkiye’de usta, ülkemizde çıraklıkta kalma tehlikesi büyük. Türkiye ve ülkemizde otorite eksenli kültürün zararları bir (aynı) değildir. İki milyon nüfuslu bir devletin küçücük bir milletin şöven milliyetçi partisine teslim olmak tarihimiz ve kültürümüzle bağdaşmıyor.

AB destekli İPA Fonları (96 mil.avro-27,69) durduruluyor. Yaptırımların gerekçesi reformların yapılmaması yahut devam edilmemesi. Kontrolsuz ve denetimsiz harcamalar daha elverişli olduğu için kolaylığı borçlanmada gören bir anlayışa karşı çıkmamız gerekiyor. Pazartesi (11.Temmuz) saat 19.00 luzumsuz borçlanmaya karşı protesto eylemi düzenleniyor ve mutlaka katılacağım. Gelenek olarak haklı gördüğümüz protesto eylemine katılma oranı çok düşüktür, değiştirmek için hepimize görev düşüyor. Hz.Ömer’e hesap sorulmuş, vermiş. Biz Hz.Ömer’i sevenlerden isek niye hesap sormayalım?

13649566_1013565282066351_1325114100_n 13649690_1013565402066339_350122509_n 13624882_1013565542066325_762669572_n 13652830_1013566112066268_818635852_n 13652751_1013566495399563_250673207_n 13625146_1013566658732880_252466258_n