BÜTÇE, VEREN EL, ALAN EL – Maksud Ali

Meclislerde bütçe tartışmaları vatandaşların ilgisini çekiyor. İktidar savunuyor, muhalefet itiraz ediyor, vatandaşlar ise taraf tutuyor. Aslında şuurlu vatandaş özellikle şuurlu soydaş ve dindaş profiline rastlamak çok zor çünkü sesleri duyulmuyor. Basın ve medya siyasallaşmış, kara propaganda ön planda. Bu şartlarda bütçeler nasıl harcanıyor acaba? Gelirler, giderler, borçlanmalar vatandaşlara fatura kesiliyor iken sorumluluk kimde? Vatandaşların parası nereye harcanıyor, öncelikler nelerdir? Heykel, anıt yoksa altyapı, yaşam şartları? Yolsuzluklar, rüşvet, seçim rüşveti, çıkar çatışması, yargı bağımsızlığı, baskı, tehdit gibi hastalıklar varsa tedavisi zor gidiyorsa değişikliklerin mecburi olduğunu niye zor kabul ediyoruz acaba? Ülkemizde kişisel çıkarlar kesin önde gidiyor, milli ve dini (Türklerde) çıkarlar unutulduğunu gizlemek yanlış ve düzeltilmesi de zor. Bu şartlarda vatandaşların seçimlerde oy kullanma  sorumluluğu tartışılmaz ve hesap sorma kültürünü yerleştirmemiz lazım. Ülkemiz Makedonya kaos içinde. Şöven iktidar hükümeti 10 yıl boyunca bütçe harcamalarını acımasızca kötüye kulandı. Seçim rüşveti ve hileleri ile hesap vermekten devamlı kurtuldu. Devlet enstitüleri siyasallaşmışsa, yargının bağımsız olduğunu kimse inanmak istemiyorsa susmak dürüstlük değildir kardaşlar. 6 ağustos 2016 yılı Üsküp bölgesinde meydana gelen sel felaketinin zararlarını yaşıyoruz, can kayıplarını geriye getirmek mümkün değil, acılı ailelere sabırlar. Mal, mülk gitsin can gitmesin herzaman için geçerli değil. Tedbir almak, önlemek, altyapı yatırımlara önem vermek ülkemizde yerleşmiş değil çünkü siyasilere getiri sağlamıyor. Kamu ihaleleri yandaşlara peşkeş çekiliyorsa verimli yatırımlar söz konusu değil. Üsküp şehir merkezine 600 milyon avro heykel, anıt, kamu binası bütçe harcamalarına izin veren zihniyet, etraf köy ve bölgelere gerekli çapta ve kalitede altyapı yatırımları sağlayamayan anlayışın bedelini hepimiz ödüyoruz. Yardımlaşma, dayanışma zamanı doğru ama siyasi sorumluluk zamanı da daha doğru. Zarar gören kişi ve aileler perişan, birkaç saatta hayatı boyunca kazandığı sıfırlanıyor. Dayanmak kolay değil, üstünde can kayıbı varsa çok daha zor oluyor. İktidar hükümet, Üsküp Büyükşehir Belediyesi, Gazi Baba Belediyesi ve onlara bağlı kurum ve kuruluşlar hepsi VMRO DPMNE koalisyonunun yönetiminde. Altyapı sorunları ile ilgili uzman raporları,meclislerde alınan yasa ve kararlar ciddiye alınmayıp uygulanmıyorsa sıradan vatandaş da sorumluluğundan kurtulması için sesini yükseltmesi gerekiyor. Yardımların en değerlisi tam da ihtiyaca denk gelen, ihtiyacı giderendir. Vermek, yardımda bulunmak insani bir görevdir, vermenin, yardım etmenin önemini doğal afetlerde görüyor hissediyoruz. Veren el dert görmesin , alan el ise ülkemizin gerçeğidir ve en aza indirmek yöneticilerin görevidir. Sel felaketinde zarar gören köyleri ziyaret eden eski başbakan N.Gruevski show  ve siyasi reklam peşinde olduğunu anlamak tutum ve davranışlarından belli. Yanında başbakan E.Dimitriev olmasına rağmen kameralar önünde kurum ve kuruluş yöneticilerine talimat vermek halkın parasına saygısızlıktır aslında muz cumhuriyetlerinde rastlanması bile düşünülemez. Üsküp Büyükşehir Belediye Başkanı K.Trayanoski acılı aileler tarafından kovuldu, eski başbakan N.Gruevski yalanlara doymuş, ayrımcalığı hissetmiş kişiler tarafından da küfürlere boğuldu ve kameralar önünden ayrılmak zorunda kaldı. Yardımlar sırasında sel fekaketinden dolayı kötü duruma düşen aile ve kişileri küçük düşürecek, onu utandıracak hareketlerden, kaçınılmalıdır. N.Gruevski siyasi kariyerini kara propaganda ile betonlaştırdı. Yolsuzluklar ses ve görüntü kayıtlarından kamuyla paylaşınca vatandaş sesini yükseltmeye cesaretlendi, çaresizlikten kıvranıp isyan edenlerin sayısı azdeğildir. Veren el kişi, vakıf, dernek, kurum, kuruluş olsun gösteriye dönüşürse ki son zamanlarda o gibi örnekler çoğalıyor yani siyasallaşıyor, alan eli kötü duruma düşürülmesi geçmiş ve kültürümüzle bağdaşmıyor. Büyüklerimizden cami imamları varlı ailelerden olması daha iyi hizmetler verebilir anlayışı zengin kişiler yoksul imamlara baskı uygulayabilir tecrübelerini günün şartlarına göre değerlendirmeliyiz.

poplava (1)Poplavi-Makedonija-Cesinovo-620x330grujo-dimitriev-nino Fontana-plostad-Makedonija