19 Mayıs ve Gençlik

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere dünya Türkleri tarafından kutlanan bir bayramdır.  19 Mayıs 1919‘da Mustafa Kemal Atatürk Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkmıştır ve bugün İtilaf Devletleri’nin işgaline karşı Türk Kurtuluş Savaşı‘nın başladığı gün olarak kabul edilir. Atatürk bu bayramı Türk gençliğine armağan etmiştir.

Her yıl Makedonya’da değişik proğramlarla bu bayram kutlanmaktadır. Ancak bu bayramı kutlamak yetmez. Bayramın içeriliğini de anlamamız gerek. Fakat Atatürk’ü anlamadıktan sonra bayramı anlamak mümkün olmaz. Gençliğe hediye edilen bu bayram ülkemizde sadece ilkokullarda kutlanan bir bayrama dönüşmüş oldu. Gençler uykuda. Organizasyon yok.  Gençlerimiz uyuyor mu, yoksa uyuyan veya uyutulan gençlerden mi bahsediyoruz? Elbette bilinçli gençlik var, fakat sayıları yetersiz. Uyuyan veya uyutulan bir gençlik yetişmemesi için, gençler gençliğin getirdiği enerjiyle çalışması, kendini geliştirmesi gerek. Ülkemizde her iki gençten biri işsizdir. Ülkemizin yıllardır yaşadığı ekonomik sıkıntılır Makedonya Türk gençlerini göçe zorlamaktadır..Son 10 yılda 600 bin vatandaşın ülkeden göç ettiğini biliyoruz. Bu rakamlardan ciddi bir oranı gençlerdir. Elbette göç edenler arasında Türkler’de mevcut. Gençlerin göç etmemeleri için kurum ve kuruluşları gençlere destek vermeye davet etmek gerek. Gençlerimiz bütün varlık aleminin can, mal, din, akıl ve nesil emniyetini önceleyen bir anlayışla, hayatı özenle yaşamalıdırlar. Makedonya Türk gençliği Makedonya devletinin gençlere sağladığı imkanlardan habersiz olduğu kesin. Eğitim Bakanlığının burs ilanina başvuran başarılı Türk  gençlerine bakanlık tarafından burs sağlanmadığı ve devlet yurtlarında da yeterli sayıda gencin barınmadığını tespit etmek çok kolay. Gençlik kendi sorunlarını biliyor mu? Sorunlara çözüm bulabilecek mekanizmalara kolayca dahil edilebiliyor mu?

Makedonya Türk gençleri  yeterince sosyal olmadıkları ve bunun için altyapının hala oluşmadığı gözlemlemek gerek. Türk köylerinde veya Türklerin yoğun yaşadıkları bölgerlerde gerek spor sahalarının olmaması, gerek kültür merkezlerinin olmayışı gençleri asosyal yaptığının birkaç örneğidir. Üniversite öğrencilerin barınmış oldukları yurt veya merkezlerde sosyal etkinliklerin yeterli olmaması, gençlerin milli kültür ve değerlerine yönelik duyarlılık düzeylerinin yeterli olmaması görülmektedir. Devlet yurtlarında durumun kötü olduğu için gençlerimizi değişik cemaatlerin yurtlarında barındığını cümle alem biliyor. Peki neden vergisini ödediğimiz devlet yeni devlet yurtları yapmıyor sorusunu kaç  sormuştur?

Gençliğe sahip çıkmamak manevi bir soykırımdır. Zamanın nesnesi değil, öznesi olan bir gençlik ancak geleceği inşa edebilir.Geleceği inşa edebilecek bir gençliği desteklemek ve sahip çıkmak gerek. Son dönemlerde en basit bir konu için görüş bildirmekten korkan gençlerin olduğunu görüyoruz. Gençlerin tam anlamıyla ifade özgürlüğü yok. Yanlış söylese bile gençleri dinlemeli ve saygı göserilmeli. Toplumda başarılı olmak isteyen gençlere fırsat verilmeli, gençlere karşı önyargıların kaldırılması gerekmektedir. Geleceğe yürürken, yetişkinlerin tecrübesi ile gençlerimizin heyecan ve enerjisini buluşturmalıyız. Atatürk 19 Mayıs’ı gençlere hediye ederken, gençlere şu mesajı iletmiştir:

 ‘‘Gençler,
Cesaretimizi güçlendiren ve sürdüren sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve kültür ile, insanlık değerinin, vatan sevgisinin en değerli örneği olacaksınız.’’